YUHistan

Hoşgeldiniz, Misafir.
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 4


 

AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Fatih kanık ile röportaj..

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mikroq
AdMiN
AdMiN
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 9315
Yaş : 25
Tecrübe Puanı : 3646
Kayıt tarihi : 06/04/08

MesajKonu: Fatih kanık ile röportaj..   Çarş. Tem. 09 2008, 14:02

Fatih KANIK ile 15 Nisan 2008 Salı günü İTÜ Rock Kulübünün düzenlemiş olduğu İstanbul Rock festivalinde yapılmış olan söyleşiyi okuya bilirsiniz.

Tarih: 20 Mayıs 2008 Salı




Şimdi sanayi devriminden başlayayım arkadaşlar. Öncelikle sanayi devriminden önce kesinlikle insanlar daha doğal yaşıyorlardı. Yani modernizmi baz alırsak o dönemlerde insanlar daha sosyaldi ve daha dirimseldiler. Yani dirimsel derken daha canlı ve daha ruhlu ve daha insani bir yaşam vardı. Bunun yanı sıra feodal sistemlerde vardı tabi. Ama aynı sistemler günümüzde makro boyutlarda mevcut. Tabii ki sanayi devrimi öncesi toplumlarında kendine has zorlukları vardı bunda şüphe yok. Örneğin bir suru ölümcül hastalıklar vardı veba gibi hastalıklar ve insanlar yaralandığı zaman eğer yara iltihap kaparsa penisilin olmadığı için ölüyorlardı... Ama su an da teknolojiye ve modernizme paralel olarak gelişen çaresiz hastalıklar da var kanser, aids gibi hastalıklar. Yani sadece hastalıklar ve feodal sistem evrim geçirdi ve sanayi devrimi öncesinde olduğu gibi su an da çaresiz hastalıklar var ve tüm dünyaya hükmeden feodal ağalar ve sistemleri var maalesef. Yani aslında zihniyette hiçbir şey değişmedi her şey aynı sadece sanayi devrimi öncesi sistemler günümüzde daha da büyüdü yani sorunlar, hastalıklar, ruhsuzluk, hayvanilik, çıkarcılık, hırs, insan kullanma, iktidar hırsı, prestij arzusu bunlar felaket derecede arttı. Artık herkes kendi yaşama içgüdüsüne odaklandı ve batinin bireysel özgürlük olayına geçiş yaptı yani birlik ve beraberlik duygusu yok oldu. İste kapitalizmin bir pisliğidir bu. Bütün bunların sonucunda insan, insan olmaktan çıktı ve insan ruhsuz, inanılmaz derecede bencil, çıkarı için kimseyi umursamayan acımasız, insafsız, mekanik bir makine parçası haline geldi. Bunu oluşturan ise o an ki en güçlü ülke, para politikasını ve gelecek kaygılarını yok etmek için yani korkularını yok etmek için bazı politikalar düzenliyor ve bütün dünya bu politikalardan zincirleme olarak etkileniyor ve böylece ruhu olan canlılığı olan mekanik bir parçaya dönüşüyoruz.

Heytt ulan!! İnsanların geldiği duruma bak ne oluyor ulan! Diyen bir kaç asi insan simdi ROCK’n ROLL zamanı diyerek ortaya çıktı.

Ve bu insanlar insani uyaran insanin kalıplaşmış korkak zihnini uyaran müzik aletlerini birleştirdi ve gurultulu coşkulu ve deşarj edici insanin sinirlerini tam anlamıyla boşaltan, sosyallesmeyi ilke edinen, mekanik yaşamın yerine doğal yaşamı savunan, insanların bilinçlenmesi gerektiğini savunan, kitap okumayı ve her şeyi sorgulamayı savunan, dans edip kardeşçe eğlenen insanların olması gerektiğini savunan, geri kafalılığa, tutuculuğa ve muhafazakârlığa, bağnazlığa, klişeleşmiş ve ağaların, beylerin düzenlediği, çıkar ilişkisinden başka bir şey olmayan ve insanı iğrenç bir şekilde robotlaştıran çamur ve düzenbaz sistemlere ölümüne karşı çıkan ve efsanevi bir müzik tarzı olan ROCK’n ROLL u yarattılar.

Buradan selamlarımı ve saygılarımı yolluyorum babalara

Sonra tabi robotluktan sıkılan ve hayvanilikten ve çakal olan yöneticilerden ve onların kurup şekillendirdiği ekonomik sistemlerden sıkılan insanlar bu müzik tarzını hemen benimsedi ve çok kısa bir sure içinde çığ gibi büyüdü. Bu çok normal çünkü insanlar bıkmış usanmış bir duruma gelmişler.

Sonra tabi sistemleri ve düzenleri bozulan ağalar bos durmuyorlar. Onlar çok zeki itlerdir.

Buna örnek olarak ise birçok konserde Woodstock festivalinde, Jethro Tull konserlerinde hükümet ve devlet helikopterle gençlere bedava ot falan atıyorlardı. Yani onları bağımlı yapmak ya da onları uyuşturmak istiyorlardı. Böylece ne amaçlıyorlar? Sunu amaçlıyorlar bu tip gençler topluma zararlı gençlerdir, uyuşturucu kullanıyorlar, sex yapıp, içki içiyorlar, sevişiyorlar bunlar şeytan

Öte yandan ise bu yükselişten korkan devletler, ülkeler vs. hey asi gençler alın size ot içki sex alın bunlarla oyalanın ve fazla sesinizi çıkarmayın. Alın size konser ve uyuşturucu siz burada takılın fazla sesinizi çıkarmayın. Şundan eminim ki o zamandaki hippie’ lerde ve Rock’n Roll seven gençlerin arasında bir sürü devlet görevlisi vardı ve o devlet görevlileri sunu yapıyordu, yani görevi suydu; hey asi gençler ne kadar güzel yaşam tarzınız var, sözleriniz ne kadar anlamlı ve ne kadar da haklisiniz. Ya Jimi Hendrix’ in Foxy Lady parçası ne kadar güzel değil mi ya? Bakın ben de böyle güzel kafa yapan bir şey var adına maruana diyorlar çok doğal ve güzel bir şey, hadi gelin takılalım şurada. Çok eminim ki böyle insanlar vardı ve samimi insanların arasına girip onları kendi aralarında kendilerine karşı güvensiz hale getirmeye çalışıyorlardı. Yani içten ve dıştan saldırı olduğundan çok eminim. Jimi Hendrix’ i eroinman yapan tam hatırlamıyorum ama ya İngiliz ya da Amerikalı bir gazeteciydi. Yani dünyada samimiyet istemiyorlar. Çünkü insanlar samimi olurlarsa ağaların sistemleri işlemez. Onlara lanet olsun. Yani bu Sex, Drugs, Rock’n Roll bence aslında Rock’n Roll’u kotu etkileyen bir şeydir. Rock’n Roll un bununla ne alakası var. Belki bu laf dönemin geri kafalılığına tepki olsun diye söylenmiş olabilir ama bence bu hükümetlerin bir sözü. Bu kötü bir şey. Bu seferde Sex, Drugs, Rock’n Roll bağımlısı olursun ve münasebetsiz bir organizma olup çıkarız. Belki aralarda Sex, Drugs, Rock’n Roll u benimseyen ve yaymaya çalışan sahtekâr gruplarda vardır hükümetlerce görevlendirilmiş. Belkide bağnaz ve aptalca bir yaşam tarzına kıyasla bu slogan çök popüler olmuş olabilir. Herkes Sex, Drugs, Rock’n Roll ile sosyalleşsin diye de popüler hale gelmiş olabilir. Ama bu sloganı düşünmeyip de sadece su aralar bu slogan moda ve ben de buna uyayım diyen insanlar olunca bu slogan sayesinde Rock’n Roll kurumsallaşmış olur ve bu sayede de günden güne yozlaşır. Toparlıyorum.. Yani Rock’n Roll özgürlük demektir. Bu özgürlük maddi veya ekonomik veya her istediğimi umarsızca yaparım gibi bir özgürlük değildir. Bu özgürlük tam anlamıyla insani bir özgürlüktür. Yani insani derken, akli, manevi, akılcılığa önem veren, bağnaz düşüncelere karşı düşünme özgürlüğüne önem veren, otoriter olmayan ve Humaniter olan, insana özgü ruhsal özgürlüktür. Yani BEATLES’ in sözlerine bir bakın. ROCK’n ROLL ilahi olan Beatles’ in sözleri bunlar. Bence bu yaşam biçimini seçen insanların bunlara dikkat etmesi gerekir diye düşünüyorum. Aksi takdirde şarlatanlık olur. Jimi Hendrix’ e eroin veren gazeteciden bir farkımız kalmaz

. Pink Floyd 2 milyon satarken, Jethro Tull 5 milyon albüm satıyordu. Çünkü parçaları çok samimiydi, bilinçten ve insanın potansiyelinden bahsediyordu. Kitap okumayı ve bilinçlenmeyi savunuyordu. Olayları akılcı yoldan eleştiriyorlardı ama sistem onu da devirdi. Bir zaman sonra Jethro Tull yavaş yavaş sönmeye başladı. Onu söndürdüler. Çünkü insanları bilinçlendiriyordu ve bu da sistem için zararlı bir virüs anlamına geliyordu. Yani dünyanın her döneminde görüyorum ki samimiyete yer yok maalesef. Ama insanlar kitap okuyup sorgularlarsa kendilerini ve doğayı tanımaya çalışırlarsa sistem onlar için islemez. Tabii ki bu acı verici bir şeydir sonuçta, doğduğundan itibaren sisteme hizmet etmek için şartlanıyoruz. Bunu irdelemek ve ötesine geçmek rahatsız edici bir şey ama ne kadar kurulu düzen de olsa ve ne kadar rahat da olsak o sahtedir. Ve kötü bir şeydir. Birilerinin prestiji ve çıkarları ve güç kompleksine alet olmaktır. Bence kendini geliştirmeyen, kitap okumayan, sorgulamayan insanların bu güç kompleksine yakalanmış çıkarcı ağalardan hiç farkı yoktur. Sonuçta onlarda onların yolunu izliyorlar ve destekliyorlar. Zihniyet olarak tabii ki. Yani bence kitap okuyup kendini geliştirmeyen, kendini ve doğayı tanımak için düşünmeyen insan hiçbir şey yapamaz ve hiçbir şey de samimi bir şekilde bir şey yaratamaz. Sadece sisteme uygun isler yapar, iki zevk alır, sex yapar, içki içer sex, drugs, rock’n roll der ve mal gibi doğar, mal gibi yetişir ve mal gibi ölür. Yani sistem o nu mal haline sokar ve ona mal bir kişilik yerleştirir ve o kişilik ne gerektirirse o nu yapar ve ölür gider. Yani bir çip onun yaşamını sekilendirir ve yönetir, ortalıkta kendisi yoktur bile. Kendisi kendi istediği için hiçbir şey yapamamıştır bile. Sadece sistemin yerleştirdiği çipe uygun yaşar ve ölür. Bence böyle bir yaşam boşa harcanmış bir yaşamdır. ROCK’n ROLL bu kişiliğe karşıdır. Rock’n Roll özgürlük demektir. O kişilikten sıyrılır ve özgür iradesiyle yaşar. Bu kişilikten sıyrılmak için ise kitap okur ve düşünür, kendini ve doğayı tanımaya çalışır. Bunun için ne gerekiyorsa o nu yapar.

Sonra metal var. Müzikal olarak kesinlikle çok üstün ve çok iyi bir müzik tarzıdır bence. Sözleri ve tavrı da Rock’n Roll’ un bir yansımasıdır. O da olabildiğince asi ve geri kafalılığa ve yozlaşmış sisteme karşıdır. O da Rock’n Roll gibi aynı saldırılara maruz kaldı ve bütün metalcileri Rock ve Metal barlara tıktılar. Siz burada için, bağirin, sevişin, sex yapın dediler ve fazla sesinizi çıkarmayın dediler. Yani Rock’n Roll’ la aynı kaderi paylaştı. Çoğu baba metal grubuna bakıyorum ilk zamanlarında harika müzikler yapıyorlar ve sözleri mükemmel. Sosyalliği savunan, geri kafalılığa karşı, faşizme karşı ve hepsi okuyan, düşünen, bilinçli insanlar ve bunlardan etkilenen kitlelerin vebalini çekecek türden ağırbaşlı ve bilgili insanlar. Yani zırtapos metal gruplarına hiç benzemiyor. Atıyorum x bir metal grubu kill, destroy, sex, faşizm, mizantropik sözler, satanizm, şeytan bizim efendimiz, Serdar Ortaç boş vermişliği, yol müziği, aşk müziği, benim ölü gelinim, kafatasçılar, Suicidal Black Metal, atmosferik zıttiri bütün metal, ben çok acı çekiyorum ama beni kimse anlamıyor metal, ben sevdim eller aldı metal vs… Bunlar nedir abi? Ve bunların yanı sıra müzikleri de damar ve insanı cezbediyor. Yani millet müziği dinliyor ve hâlbuki sözlerde nelerden bahsediyorlar. Yani güzelim müzikle insanları özelliklede gençleri 16 yaşından itibaren tavlıyorlar. Bir bu ıvır zıvır metalcilerin tavırlarına bak bir de Accept, Dio, Kreator vb. gibi baba grupların tavırlarına bak. Yani metal müzikte maalesef endüstri kurbanı olmuştur. Gençler belli yaşlarda sosyalleşme amacı ile metal ortamlarına giriyorlar ve sadece öyle kalıyorlar. Gelişim, protesto, bilinçlenmek, eleştiri umurlarında bile olmuyor ve o ıvır zıvır metal gruplarını destekliyorlar.

Peki ya sizi dinleyen gençler sizi ciddiye alıyor ve sizin kurmuş olduğunuz düzmece yolu savunuyorlar, sizi örnek alıyorlarsa?. Bu insanların sorumluluğunu nasıl üstleniyorsunuz? Yani bu sorumluluğu nasıl alabiliyorsunuz? Tabii ki de almıyorlar. Umurlarında bile değil. O sadece bir kaç cd satmak ister. Amaçları; sen cd al yeter gerisi beni ilgilendirmez, dinlemeseydin ve ciddiye almasaydın der ve işin içinden sıyrılır. Ne kadar tuhaf, sen reklâm stratejileriyle insanlara sunuyorsun, onlara çakma bir asilik sunuyorsun, kandırıyorsun, ergenlik dönemlerini kullanıyorsun ve sonrada bana ne deyip sorumluluğu atıyorsun. Bu olaylar çok asil ve idealist müzik tarzları olan Rock ve Metal’ in içinde son dönemlerde gördüğümüz olaylardır maalesef.

Eğer bu kadar abartmana gerek yok, Fatih biz sadece dinliyoruz eğleniyoruz, takılıyoruz, boşver yorma kendini diyen varsa onlar için söyleyecek bir söz bulamıyorum. Aslında ne diyeceğimi biliyorum ama bunu alenen söyleyemiyorum

Türkiye’de de aynı şekildedir. Elemanlar iki gitar öğrenir, Hotel California çalar, sonra biraz daha kendini geliştirir ve hemen grup kurar ve müzik yapar. Bilinci ise sıfırın altındadır. Bence Türkiye’deki çoğu metal grubu aynen böyledir. Kitap okumaz, doğadan ve kendinden haberi yoktur. Neyi protesto ettiğini bilmez bile. Ama çıkar müzik yapar ve söz yazar. Sadece statü kazanmak ister, fark edilmek ister ve cinsellik yaşamak ister, egosunu tatmin etmek ister. Bir de sen ne yaratabilirsin ki? Önce bir gitar çalış, davul çalış, bir süre eve kapan, hele bir onu çalmayı hak et, sonra söz yazmayı hak et, insanları ve kitleleri arkana takmayı ve onların sorumluluğunu almayı hak et, ondan sonra çık bir şeyler yap. Bu acele nedir? Bu acele Asya toplumu olduğumuz içindir. Maalesef iğrenç bir şekilde geri kafalılara maruz kalıyoruz ve kimse insanlığını yaşayamıyor o çocukta ne yapsın öyle çıkıyor iste meydana bende varım diye. Yani bu tip insanlar o kadar fazdaki o yüzden Türkiye’de maalesef en ufak bir gelişim bile olmuyor. Olamaz çünkü. Müzisyenlerine bir bak. Çoğu kompleks müzisyenleri, çoğu da Tünel müzisyenleri. Kimse okumaz, düşünmez, enstrümanına çalışmaz. Zaten bunları yapmasa da ilgi görüyor, o zaman neden bu tip şeylerle uğraşıp kendini sıksın ki? Diye bir zihniyet var. Öyle olsun bakalım. Çık bakayım o zaman Avrupalı bir grupla aynı sahneyi paylaş. Adamlar seni hem enstrüman konusunda, hem de bilinç ve öz güven konusunda nasıl ezer. Onlarin farkı nedir ki, onlarda insan ama senden daha iyi çalıyor ve daha iyi bir teması var. Daha orijinal ve kendine has bir tarzı var. Çünkü daha çok çalışıyor, üretmek için uğraşıyor ve kendini geliştiriyor. Ya senin ki nedir? Dinlediğin bir kaç grubun sentezi. Yani dıdığının dıdığı. Seni kim dinler? Sana destek vermek isteyen bir sürü Türk metal dinleyicisi var ama bir kaç kere dinliyor sonra bırakıyor çünkü boşsun. Sen hiçbir şey yapamazsın. Çünkü zihniyetin şaklaban ve komisyoncu zihniyetidir. Bir şey üretemezsin çünkü üretmeyi hak edecek bir çaba sarf etmedin.

Benim yer aldığım gruplar bunların dışında mıdır? Tabi ki de hayır. Benim yer aldığım çoğu grupta aynı zihniyetteydi. Dıdığının dıdığı müzik yapar, enstrümanına çalışmaz, onu gerektiği gibi çalamaz çünkü az öncede bahsettiğim gibi haddinden fazla ilgi görmüştür, çalışmak için bir gereksinim hissetmez ve ne yaparsa egosuna göre yapar, sinsi olmuştur ve kompleksinin yansıması olan işler çıkarır. Yani bu genel bir sorundur tüm dünyada olan bir sorun ve o sorun Türkiye’ye de dıdığının dıdığı olarak yansır. Yani sorun dünyadan Türkiye’ye gelene kadar on kat daha artar. Yani bir şeyler yapmak için bilinçlenmek gerekir çünkü bu asil ve idealist müziktir. Amaçları vardır. Bu asil müzik haksızlığı ve insanların kurban oluşunu protesto eder. Bu özgür bir müziktir ve gerçekten çoğu müzik tarzına kıyasla çok kaliteli ve çok insani ve çok samimi bir müziktir.

Son olarak ise şunu söylemek istiyorum yani bu müziği hak ettiği gibi dinleyelim ve bu müzik sayesinde oluşan yaşam tarzlarımızı gereğince yaşayalım, daha bilinçli ve daha samimi olalım. Çünkü Rock ve Metal müzik bir yaşam biçimidir aynı zamanda. Yani boş bir müzik değildir. Sorumluluk sahibi bir müziktir.

Bu güzel Söyleşi için ve bu güzel ortamı sağladığı için İTU Rock kulübüne ve katılan herkese çok teşekkür ederim…

Fatih KANIK

_________________
Aklı Kıt Olan Dilini Tutamaz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Fatih kanık ile röportaj..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gülçin Röportaj!!
» Melike Güner Haberleri
» Fetullah Cemaatİ Raporu
» Kapı İle İlgili
» Yetkinforum Ilanları N°4 : oXo ile röportaj!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YUHistan :: Yerli sanatçılar-
Buraya geçin: